En Çok Yorumlananlar
Kendime özüme dönmek ve kendimi izlemek, yaklaşık iki yıldır böylesine keyifli bir yolculuktayım ve biraz sizlerle paylaşmak istiyorum bu yolculuğumu?.sevgiyi hep dışarıda aramışım hatta bazen hiç aramamışım çünkü kendime laik görmemişim sevmeyi, sevilmeyi güzellikleri, mutluluğu. İnsan kendine neyi laik görürse onu yaşar, özüme yaptığım bu yolculukta öğrendiğim ve beni cok derinden etkileyen şey, hayatımın yaşadıklarımın sorumluluğunu almam gerektiğiydi bunu ilk duyduğumda günlerce kendime gelememiştim nasıl yani demiştim şimdiye kadar yaşadığım her şeye ben mi? sebep oldum da sorumluluğunu alıyım, kimse bana bir şey yapmadımı cok zordu bunu içselleştirmek.uzun bir süre direndim sonra peki dedim öyle olsun ve dönüp şimdiye kadar yaşadığım olayları irdeledim ve çıkan sonuç içimi acıtsa da gerçekti evet her şeyi ben yaratmıştım benim düşünce kalıplarım benim korkularım ve tüm bunla rın sonucunda ki deneyimlerim bütün bunların sorumluluğunu almam gerekiyordu ve aldım, yani dibe vurmalarım çoşkularım heycanlarım,inişlerim çıkışlarım, kırdıklarım kırıldıklarım, ağladıklarım ağlattıklarım, terketmelerim terk edilmelerim, aldatmalarım aldattıklarım, kavuşmalarım özlemlerim, hüzünlerim sevinçlerim başarılarım başarısızlıklarım hepsinden ben sorumluydum ben yaratmıştım hepsini, işte insanın kendiyle yüzleşmesi kendini izlemesi böyle bir şey sadece kötü olanlarını değil güzelliklerini de başarılarını da görüyor insan ve gördükçe kendini sevmeyi kendine sarılmayı öğreniyor ..meğer içimde ne güzel bir öz varmış ve ben bu özün farkında değilmişim projektörü kendime tutunca her şeyi çok net gördüm. Aslında ilk başlarda bu görüntü çok hoşuma gitmedi uzun bir süre sorguladım kendimde gördüklerimi, sonra bir arkadaşım kendine sarıl dedi işte o an inanın bana o an evet dedim artık kendine sarılmanın ve koşulsuzca kendimi sevmenin zamanı ben Ben?i olduğum gibi sevmezsem kimseyi koşulsuzca sevemem her şey bende başlıyor ve bende bitiyor kendimi sevmek Tanrıyı sevmekti?..
Tanrıyı seven de herkesi ve her şeyi sevebilir, Tanrının cok uzakta olduğunu sanıyoruz ve dolayısıyla kendimizden de cok uzaklaşıyoruz ve her ikisinden de korkuyoruz çünkü korku kültürüyle yetiştirildik sevginin koşulsuzluğundan kimse bahsetmedi bize uzaklarda aradık oysa ne kadar yakınımızda her ikisi de, nefesimiz kadar yakınımızda, içimizde, hiç bakmadığımız, dinlemediğimiz kalbimizde?.
Kendimle yüzleştikçe kendimi daha cok seviyorum korkularımla yüzleştikçe daha çok yaklaşıyorum kendime ve daha çok sarılıyorum bir yerlerde unuttuğumu ÖzRa ya, belkide hatırlamak için unutmuştum? .ve hergün içime bakmamı sağlayan deneyimlerime şükrediyorum?ben, cesur, canlı, esnek ve kendini seven bir kadın olmayı seçiyorum bu seçim hayatımı çok daha kaliteli yaşamama ve hayallerime kavuşmama sebep oluyor. Yok saydığım görmezden geldiğim her bir parçamı toparlıyorum ve keyifle yoluma devam ediyorum?.
ÖZRA GÜL
özra hanım çok güzeldi yazınız her ne kadar okuyarak dışındaydımsa da o yazının aslında birebir de içindeydim …düşüncenize sağlık….
Özlem Hanım,
Siz kaç yaşındasınız bilmiyorum. Ancak 1970 yılında 3 yaşında olan benden daha küçüksünüz diye düşünüyorum. Şu anda aynı yolculukta ne kadar çok benzer şeyler yaşadığımızı görmek yalnız kalmamak adına sevindirici ancak bu yolculuğa geç kalmış olmak da bir o kadar üzücü…
Duygu beraberliğimizde sizi selamlıyorum…………