En Çok Yorumlananlar
Bir kez daha karşı karşıyayız… Bir kez daha yan yana.. Sen ve Ben?i okudun, bitirdin, bana yazdın ya da yazmadın. Belki hiç okumadın. Okumadıysan gelecek cümlelerin bazıları havada kalacak. Sana itiraf ediyorum. Bu mektup, benim çıplaklığım karşısında kendini soymaktan çekinmeyerek içini açanlara yazılıyor. Bana yazmamış olabilirsin. Benimle konuşmamış benimle iletişim kurmamış olabilirsin. Ben duymasam ve ben bilmesem de ?Sen ve Ben? bittiğinde kendini bıraktıysan, gözlerini kapatıp içine döndüysen bu mektup sana yazılıyor.
Ben yine aynı koltukta, yine aynı yerdeyim. Yazmaya başladım. Belki uzun olacak belki de kısa. Önemsemiyorum. Önemsediğim tek şey yeniden seninle beraber olmak. Yazdığım satırları tekrar okumayacağım bile… Tapajlar o yuzden. Takılma, geç. Geçen 3 ayı sana anlatmak derdim. Sonra yine seni dinlemek. Sıkılırsan bırak. Sonuna kadar okumak zorunda değilsin. Hiçbir şeyi yapmak zorunda olduğun için yapman gerekmediği gibi, bu satırları da okumak zorunda değilsin. Kural basit biliyorsun. Eğer okumaya devam edeceksen. Tüm önyargılarını, ruhunun giysilerini, maskelerini bir yere bırak ve öyle başla. Okurken sen orda satırları okuyan değil, burda benimle oturansın. Ben sana beni, harflerimin kitapta buluşup eline ulaştığı günden bugüne olanları paylaşacağım. Paylaşırken duramayacağım biliyorum. Yine aşka, yine hayata, yine güne, düne, bugüne, yarına, sana, bize, dünyaya dair karalamaya devam edeceğim. Yaşıyorum, yaşadıkça biriktiriyorum, biriktirdikçe doluyorum…
Gel… Sana ne içersin diye sormayacağım. Ne istiyorsan al.. İster benim mutfağımdan, istersen kendi mutfağından. Nasılsın? 3 ay olmuş, hatta geçmiş ?sen ve ben?in çıktığı, insanlara ulaştığı. Neler oldu görüşmeyeli? O kadar çok şey oldu ki? Hepsini san abir mektupta yazamam ki…
Hatırlar mısın ne demiştim… Kitabın satmasını satmamasını hiç önemsemeden, hiç aldırış etmeden, bencilce belki de, kendimi paylaşmaktı yola çıkış nedenim. Ve her eylemin, her sözün olduğu gibi, yine aynı şey oldu. Kimi anladı, kimi anlamadı beni… Kimi koştu yanıma geldi, kimi sırtını döndü… Kimi bağırdı, kimi sarıldı… Beni mutlu eden ise tek bir şey oldu, içten gelen mesajlar oldu. Bazıları gözlerimi doldurdu, bazıları yüreğimi taşırdı, bazıları anlamsız kaldı.
Hayata yeniden tutunduğunu yazanlar, yeniden başladığını ya da kendi olmaya karar verdiğini söyleyenler. Şaklaban olduğumu, insanlara boş vaatler verdiğimi, oyun oynadığımı yazanlar da oldu. Onların karşısında barışan çiftler, birbirini, çevresindekileri daha iyi anladıklarını söyleyenler. Yazdıklarımdan hiğçbir şey anlamayanlar da oldu. Okudum Bütün mesajları tek tek okudum. Ve gördüm. Bir kez daha gördüm. Hepimiz aynı cevabı arıyoruz. Kendimizi arıyoruz.
Bir anda kitap satmaya başladı. 15 bini devirdi. Bir anda popülerleşmeye başlamak, televizyonlarda görünmek, imza günleri, … Tempo aldı başını yürüdü. Yolculuğun başını hatırla ne demiştim sana? Benim de çelişkilerim var demiştim. Egomu besledi bazı cümleler. İlgiden başım döndü bazen. Sonra… Sonra aynaya baktığımda kendime geldim. İpin üzerinde uçlara doğru yürüdüğümde nasıl düştüğümü anlatmıştım sana. Aniden düştüm. Canım yandı. İçim kanadı. Kalkamadım bir süre…. Sonra kalktım.
Sen ve Ben?de aşkla ilgili bölümler, aşık olduğum kadına yazılan kelimeler çok konuşuldu. Farklı farklı yorumlandı. Ve ben aşık oldum biliyor musun? Evet, evet… Bir su perisine hem de… Dinle bu hikayeden çıkartacakların çok olacak. Aşık olurken, senden gelen mektupları okurken, sonra kendi yazdıklarımı okurken, kendi içime girip yol alırken aşkı nasıl yorumladığımızi sevdiğimizi nasıl öldürdüğümüzü o kadar yakından gördüm ki… Ve tam da bu sıra da ben de aşka yolculuk yaptım. Tam o anda ipten bir daha düştüm. Bu sefer kan dudaklarımın arasından sızdı. Boşluğa diktim gözlerimi.
Bir su perisine aşık oldum. Gelincikler üzerinde zıplayan, akarsulara karışıp okyanusa açılan,bulutları kendine yatak yapıp uyuyan bir periye… Sıradanlığım beni esir aldı. Su perisinin insana dönüşmesini istedim. Ölçüp, biçerek… Ritüellerle, kurallarla bir aşk oyununa çevirme sevdasına girdim. Periye sahip olmak istedim. O benim olacaktı. Benim istediğim gibi. Onun benliğini görmemi engelleyecek kadar körelerek…
Oysa ben su perisine aşık olmuştum. Benim tuvale çizdiğim bir resme değil.
Senden gelen maillerde gördüm ki bunu hepimiz yapıyoruz. Ve aşk, sevgi adını verdiğimiz bir şey yaratıp, onu seviyoruz. Aşkın kendisini, aşkın kaynağını, sevginin cevherini değil. Sevmek değil sahip olmak istiyoruz. Eline alıp sevebileceğin, istediğin gibi şekillendirebileceğin ?bir şey? sanıyorsun.
Karşılık bekliyoruz. İstediğimiz gibi karşılık almadığımızda kuduruyoruz. Her adımda bir adım istiyoruz. Bu o kadar basitleşiyor ki hayatın tam ortasında. Mesajıma cevap vermezse mesaj atmayacağım diyorsun. Yaparsa, ederse, severse… Kaldıraç gibi. Hatta ne kadar inanarak kullanıyoruz ?kaçan kovalanır, seveni üzerler; üzeni severler (oldukça kibarlaştırdım)? Kendi çizdiğimiz kurallarla oynanan bir oyun sanıyoruz. Sonra bu körlüğü, mutsuzlukları, yanılgıları taşıyor, kaynağı kurutuyoruz. Kurutuyorsun.
Nerdeyse su perisine bir kafes yapıp yanımda taşımaya çalıştım. Su perisi, periliğini kaybetmeye başladı. Periliğini kaybederken, aşık olduğum kadını da yitirmeye başladı. Benim su perim, camdan bir evde yaşayan, yapraktan yaprağa zıplayarak geçen, yok olmak istediğinde saklanan, dinlenen… Parmak ucunda ilerlerken aniden saçlarını denize sokan, suya karışan, su olan, okyanusa ulaştığında karaya çıkıp kumlara uzanan……
Su perisine sahip olmaktan vazgeçmeye başladığımda, onu izlediğimde, onu periliğiyle, olduğu gibi sevmeye başladığımda gözleri yine ilk günkü gibi parlamaya başladı. Ben de onunla parmak ucumda yürümeye, sulara dalmaya başladım. Oldurmaya çalışmadan, onunla dönmeye. Bazen onun dünyasında girip çıkarak, bazen benim dünyama girerek… İkimizin de evinde değil, ikimizin yarattığı ortak evde, kümede yaşamaya başadığında rüya yeniden kendini hissetirmeye başladı. Senden gelen mektuplarda ilişki de bir patron vardı. Bir hakim. Bu otomobilin direksiyonu yok. Ne senin ne de onun direksiyonda olması gerekmiyor. Ne senin, ne de onun özünü bırakması gerekmiyor. Ne ?sen?i, ne ?ben?i yok etmeden, bozmadan, değiştirmeden, ikisini bir araya getirerek ?sen ve ben? i, gerçek ?biz?i yaratacaksın.
Artık daha da az gazete okuyorum, haberleri seyrediyorum. Film, sahne iyiden iyiye çirkinleşti. İnsanlar ölmeye, korku imparatorluğu büyümeye, çaresizlik empoze edilmeye, esaret pompalanmaya, ?sen? öldürülmeye devam ediyor. Çocuklar ağlıyor, büyükler televizyonların ekranından taşan pinokyo burunlarıyla konuşmaya devam ediyor. Benim inandıklarımı, düşündüklerimi sen zaten çok ama çok iyi biliyorsun. Aynen devam ediyoruz anlayacağın.
Karanlık bir dönem… Karamsar tablolar… Göreceksin yazdan başlayarak pembeleşecek her şey. Sonra pespembe olacak. Moralin düzelecek, hayat ne güzel diyeceksin sonra bir tokat daha. Belki bir savaş, belki yeni bir kriz, belki bir felaket… Sen bu kadar güçsüz müsün? İşaret edilen yere gidecek, sürüyle beraber boğulacak, kendi dünyanı Matrix?e kurban edecek durumda mısın? Sen, sen olamadığın sürece evet.
Nereye bakarsan onu göreceksin. Ormandaki çöplere mi, çiçeklere mi bakıyorsun. Çok bunaldığında gökyüzüne bak. Kaldır başını. Bak. Ne kadarını görebiliyorsun? O baktığın yerden aşağı baktığını düşün. Nasıl görünüyor olacaksın. Minik bir nokta. Yüksel, yukarı daha yukarı… Artık görünemeyecek olacaksın. Bunaldığın şirketin milyonlarca binadan bir tanesine dönüşecek. Kızdığın, seni üzenler milyarlarca noktacıktan bir kaçtanesi. Yaşadığın şehir, ülke hepsi minik kutucuklar olacak. Sen bütüne bak. Aşkta da aynısı işte. Sen, günlük hayatıni egolarının, sembollerin içinde kaybolurken, aşkın denizi orda duruyor.
Şimdi aklını karıştırayım. Bu evrende noktacık bile olamayan zerrecik aslında her şeyin sahibi. Üst paragrafın başına dönüyoruz. Nereye bakarsan onu göreceksin. Nasıl yorumlarsan öyle olacak. İşinde, ilişkilerinde, evinde nereye bakıyorsan o gerçeğe dönüşecek. Sevgilinin eksiklerini aradıkça, hayatında sahip olmadıklarına ağlamak yerine, sahip olduklarını yüceltmedikçe kötüyü, çirkini, sevgisizliği, çaresizliği bulacaksın.
Peki ya gördüğün… Yorumsuz. O anda… Olduğu gibi görecek misin? Yoksa geçmişi, okuduklarını, duyduklarını, deneyimlemeden bildiğini sandıklarını gördüğünün ya da baktığının önüne filtre olarak mı koyacaksın?
Gördüğün gibi konuşacağım şeylerin bir sonu yok. Bu sohbetin bir sonu yok. Belki sana daha fazla yazmalıyım. İster misin? Sana daha fazla yazmamı ister misin? Bu sana iyi gelir mi? Bana iyi gelir mi? Bilmem. İstersem yazarım, istersen okumazsın, istemezem yazmam istersen okursun…
Sen harfleirmin dışında beni her gördüğünde yansımaları gördün. Hologramik izdüşümleri… Baksana fotolara, baksana yaptığım duyurulara, baksana Facebook deenen sanal oyuncaktaki yansımalarıma… Çok aşina, sıradan değilmi? Günlük hayatta yaptığımız her şey birbirine benzemiyor mu. Kopya hayatlar, eylemler değil mi? Çünkü oyuncuyuz hepimiz. Rollerimizle, sahip olduklarımızla, içinde olduğumu akvaryumun dekorasyonuyla… Fark, rolün gerisinde, ötesinde. Bu mektupta. Senin yazdığında… Benimle bu koltukta oturmadığın anlarda farklı ne buldun ki? İmza gününd ebenimle el sıkıştığında birkaç pozitif etkileşim dışında ne aldın ki? Ne alabilirsin ki? Belki de hayal kırıklığı yaşadın. Kitabını imzalatıp uzaklaşırken okuduklarındaki büyünün nerede olduğunu sordun kendine. Televizyonda gördüğünde yüzlerce yüzden birine gördün. Sesim seni hiç etkilemedi. Ama belki bir saniyelik bir göz temasında, anlık bir solukta bu harfleri yazan benle, okuyan sen birbirini buldu. Bunu defalarca hissettim.
Ve roller, sen ve ben güçlenip, ortaya çıktıkça biçim değiştiriyor. Gandhi?nin, Budha?nın, Mevlana?nın, yüzlercesinin… İlk yansımaların ve son noktalarına bak. Kimisinde uçurumlar var, kimisinde kilometreler… Büyüyoruz, değişiyor, gelişiyoruz, öğreniyoruz. Bu senin anladığın toplumsal süreç değil. Bu senin içinde yaşadığıni içindeki sesin sana anlattığı gerçeğe yolculuk. Tercih elimizde… Benim için ünlü olmak, zengin olmak, paralar kazanmak, sanal zenginliğin içinde yoksul ölmek de bir tercih…. İyiyi / kötüyü, eksikleri / fazlaları, her şeyi içimize çekip kabul ederek, daha derindeki ?ben?i anlayıp, tanıyıp, beni ve seni yaratan kaynağa yaklaşarak gidebileceğim noktaya gitmek de bir tercih.
Senin de sahip olduğun hamuruna, araçlarına göre tercihlerin var. En büyük ödevin, varoluşunun farkına varmaya çalışırken kendini bulmak. İstediğin her ne ise bedellerini ödeyerek sahip olabildiğini zaten biliyorsun. Ben, seni başka bir yere, başka bir gerçekliğe çağırıyorum.
Bana dost de, arkadaş de, aşmış de ermiş de, şaklaban de, yalancı de… Ne istiyorsan onu de…
Ben yine coşacağım, yine sıradanlaşacağım, yine ağlayacağım, yine yazacağım, kusacağım, içime gömülüp kalacağım ya da patlayacağım. Sen benimle gelip gelmemekte, beni öldürmekte ya da içinde yaşatmakta, her istediğini yapmakta özgürsün. Bunu ben değiştiremem. Aşkta olduğu gibi.
Ben yine kitaplar imzalayacağım. .. Seninle buluşacağım… Kelimelerim onbinlerle, yüzbinlerle ya da onlarla, yüzlerle buluşacak…Yaşam Atölyesi büyüyecek… İlk gününde Facebook grubunda 500 üyesi olan Yaşam Atölyesi bile koçluk programlarıyla, kurslarla, sertfika programlarıyla kıyaslanmaya devam edecek. Ben yine düşeceğim, kalkacağım, büyüyeceğim. Sen de…
Tercihler dedik ya… Benim tercihimi sen çok iyi biliyorsun. O yüzden şimdi tek istediğim ise, su perisiyle ormanda kaybolmak. Bir gelinciğin içinde kıvrılmak, yüzmeye çalışmadan suyun üzerinde suyla akmak, bulutları kendimize yastık yapıp bulutların üzerinde uyumak, 7 milyarı aşkın insanı seyretmek… Buluttan yatağın üzerinde gözlerine bakmak, bakışlarında içine / içime yolculuğa çıkmak, hatta beni de seni de bırakıp yitmek…
Hadi git artık. Git ve söyleyecek bir şeylerin varsa onları da bırak git. İstersen burda, istersen eposta da ya da bir parça kağıtta… Unuttun mu;yaşamın hesap defterini kapatıp, izlemek yerine yaşamaya başladığın an neleri hissedeceğini hissetmek, benim varoluşumun ta kendisi…
BASKA SOZE GEREK YOK HER CUMLESINDE BASKA SEYLER ANLATAN OKUDUKCA OKUMA HEVESINI INSANA VEREN YAZARIMIZ. SUPER SUPER SUPER
sevgili Aret,sen yazarsında ben sonuna kadar okumammı..senin için en içiten dileğim şu olacaktır…, Ormanda su perinle korkusuzca kaybol..benden söylemesi, ormanın sonunda uçsuz bucaksız bir okyanus var..Korkusuzca orada da kaybolmak istersen,seni cesaretinden dolayı kutlayacağım,zira su perisi orada kalmayı isteyebilir..işte müthiş bir dualite..kalmak yada dönmek..yaşa ve yaşanmışlığını, o güzel uslubunla bize anlat…sevgiyle kal…
Bazen aynlara bakamaya ihtiyaç duayarız. Ama aynalarada kendimiz ararız. Bu kitap insanların aynsı .Okudukça biraz daha aynda kendimizi bulduğmuz cok güzel, akışkan samımı bir kitap
Baktığımız, gördüğümüz, yaşarken anlamaya çalıştığımız ya da anlayamadığımız herşey!… Tükettiğimiz; biz,siz,yaşam,geride bıraktığımız!? Kelimeler yetmez, konuşmalar bitmez, biten ise tükettiğimiz hayatlarımız!… Kelimelerine ve kelimeleri sözleştiren yüreğine sağlık!
Saygılarımla
Rıza ELHAN
Sen ve Ben’i hiç okumadım. Okuyan bir kaç tanıdığımla konuştum, hayatlarına olan tesirlerini dinledim. Ben yıllardır “o”nu bulmak, “biz”i yaşamak için hayaller kuruyordum. Bu kitabın çıktığı gün onu karşımda buldum.
“Haydi gel benimle ol
Oturup yıldızlardan
Bakalım dünyadaki resmimize.
Ordaki sevgililer
Özenip birer birer
Gün olur erişirler ikimize.” tadında bir hayatımız var şimdi ve bugün kitabını alıp okumaya başladığımda biliyorum ki, geçmişteki hayallerimin içindeki çaresizlikleri, ümitleri tekrar anımsayacağım ve o anda yüzüme bir gülümseme çizilecek.
Facebook’tan ekleme talebinde bulunduğun için teşekkürler Aret ve bu anlamlı düşüncelerini bizlerle paylaştığın için.
Beni ben yapan bir durumu tüm okurlarına armağan etmek istiyorum: “Hayat kendisine şaka yapar durur. O yine de yılmaz, hayata sıfırdan başlama gücünü kendinde bulur.”
Bunu imana sahip olabileceğinizi unutmadan yaşamanız dileğiyle…
bazen arasında kalabileceğimiz tercihlerimiz bile olmuyor. mutluluk isteyip maske takmayı göze alıyoruz. peki ya bunun “biz”im gibi insanlara yakışır bir yolu yok mu? aşk her defasında yaralasa da devam edebilmek diyoruz.. peki ya hayatımızdaki birçok şeyi beraberinde yok ediyorsa? evet gerçek anlamın tam içindeyiz. ama bazen de boğuluyoruz.. sen su perinin yanına gideceksin.. yaşayacağın şeylerin olasılıklarını hesaplamaya gerek yok.. peki yeniden ayağa kalktığında, eski sen olabilecek misin? gerçekten.. maskesiz ve yaraları sarılmış olarak..
Her insanın kendisinden bir şeyler bularak karalanmış bir yazı diye düşünüyorum .. Açık konuşmak gerekirse Aretcim diğer yazılarını okuma fırsatım pek olmadı hep erteledimyaşam koşturmacasında, yoğunluğumda ve başlıklara çok takılırım tıkladım önce uzunluğuna baktım ve sıkıldığım yerde bırakırım dedim ama ben hiç sıkılmadım ..
Yüreğine sağlık..Bir huyum vardır sanal dünyada tanıdığım insanlarla yazışırken konuşmaları onların seslerinden duyar gibi olurum .. ve sanki ben gzlerimi kapattım okurken yazdıklarını bana bunları anlatan sensin tüm gerçekliğiyle.. zaten zaten karşılaşmalarımızda da sürekli konuştugumuz konular oldugundan anlamakta hiç güçlük sevmedim karekterini seviyorum lütfen hep böyle kal.. insanlar için asla değişme inanmak isteyen inanır .. isteyen istedigi sekilde sıfatlaştırsın beni ben bildiğim gibiyim.. Sende öylesin ve içindeki hümanizm ve güçlü dışavurumunla güzel şeyler çıkartmışsın Tekrar yüreğine ellerine ve beynine sağlık..
Büyüyoruz, değişiyoruz, gelişiyoruz, öğreniyoruz.içimizdeki beni ortaya çıkarmakta yardımcı olduğun için ayrıca teşekkürler.Mütevazi kişiliğinide takdir ettiğimi belirtmek isterim.başarıların daim yolun her zaman açık olsun sevgili aret.
içten ve sıcacık bir Merhaba Yüreği Güzel insan… Sen ve Ben le soğuk bir Ocak günü ( 28 Ocak 2009 ) hastahane çıkışı alışverişe gittiğim migrosta tanıştım. Ben Hediye
Sana kitabınla nasıl tanıştığımı anlatayım yani senle…
Her zaman olduğu gibi Migrosta kitaplara bakıp ilgimi çeken kitapları elime alıp okuyordum. Birden elimin altında duran ve bir zamanlar yazdığım bir şiirin başlığı olan kitabını gördüm… Sen ve Ben… çok hoşuma gitti ve kitabını alıp içinden öylesine sayfaları karıştırıp parmaklarımın durduğu sayfaları okumaya başladım. Gerçekten samimi bir havada yazdığın sohbet ilgimi çekti. Yerimden ayrılmadan tam onbeş dakika kitabını okudum. sora belimin ve bacaklarımın ağrıdığını hissettim. içimden bu sohbeti yarım bırakmak da gelmediğinden olacak cebimdeki son parayı kitabına yatırarak almaya karar verdim. kitabını okudum ve iki günde bitirdim. Senin, kitabının biçok yerinde bahsettiğin maskeleri kulanan insanlarla çok kaşılaştın için olsa gerek bunu kendine takıntı yaptığını düşünüyorum. Çünkü benim için insanların taktığı maskeler hiçbişey ifade etmiyor. Çünkü ben insanların gözlerine baktığım zaman karşımdaki kişinin ruhunu görebiliyorum. Bunu nasıl yaptığımı merak ediyosundur belki tamamiyle doğal bir yetenek. Sezgileri çok güçlü bir insanım.
Bu tür bir Maskeyi ben Lise yıllarımda geçirdiğim ağır bir trafik kazası sonucu bir dönem kullanma gereği duyduğum için kullanmıştım.Çünkü o kazadan sonra kalbim çok kırılmıştı insanlara. Ancak zaman içinde kendimi tanıdıkça ve Ben’ i buldukça bu tür gizliliklere gerek olmadığını farkettim ve Şu an karşında ” kendini bilen bir insan” durduğunu sevinerek söyleyebilirim. Hayatı, acı-tatlı tüm güzellikleriyle kucaklıyor, korkularımı ve hayattan ne beklediğimi insanlara ne verebileceğimi çok iyi biliyorum.
Kitabının En çok hoşuma giden tarafı ise benim kendime yazdığım mektuplardaki gibi samimi bir ifade şeklinin olması. Birde istanbul tabi… Ben AŞIĞIM o Güzel şehire… Onu tanıyan ve anlatan kim olursa onunla arkadaş oluveriyorum hemen. İşte seninlede bu nedenlerle tanışmak istiyorum… Tabi şu an içinde bulunduğum işsizlik durumu nedeniyle istanbula gelebilmem pek mümkün değil. Ancak sen Van’ a ziyarete gelirsen sana memleketimin yani Van’ın güzel bulduğum yerlerini gezdirebilirim.Ama bu bir teklif sadece ısrar etmiyorum. Ayrıca sana, Ellerine ve Yüreğine sağlık diyorum.Bu güzel kitabı yazıp bizlerle duygu, düşünce ve bildiklerini paylaştığın için…
Görüşmek ümidiyle,
Hediye CANCAN
Beni ağlattın..gülümsettin..düşündürdün..kızdırdın..sevdirdin..teşekkür ederim çok güzel bi sohbetti..sen ve ben
Öyle değişik,öylesine seni sana anlatan, içindeki tüm duygularını,hayallerini,isteklerini.söylemek isteyipte söyleyemediklerini yansıtan muhteşem bir kitap.Ben kitabı hiç bitirmek istemedim okudukça kendimi buldum.Bu tarz yazıların devamını istiyorum umarım başka bir ’sen ve ben’ de buluşuruz.
Bir kaçışın ardından geri geldiğimde; nereye, ne kadar uzağa gidersem gideyim kendimden kaçamayacağımı, gittiğim her yere kendimi de götüreceğimi anlayıp, kürkçü dükkanına döndüğümde tırıs tırıs tekrar tam da, tanıştım “Sen ve Ben” ile ya da senle ve benle yılbaşı ertesi, yılın ilk günü.
Ummuyordum yana yakıla kendimi bulmaya, kaçamıyorsam eğer kendim gibi olmayı kabul etmeye karar verdiğimde, bu kadar içten, samimi, beni bu kadar iyi anlayan anlatan bir kitapla karşılaşacağımı. Okuduğum kitaplarla sohbet edebileceğimi düşünmemiştim doğrusu. Olabiliyormuş.
Yalnız değilmişim hiç düşmemeye çalışırken önemli olanın düşmemek değil her seferinde tekrar kalkabilmek olduğunu düşünen. Güzel sohbetlerin yinelenmesi dileği ve tekrar ayağa kalkma gücünü bulmaktaki destek için teşekkürlerimle.
Parev aret…Adini cok duymakla beraber yaziminla ilgili aramama ragmen buna sahip olmaya muaffak olamadim…Bu konuda mail de olsa beni yonlendirirsen sevinirim….basarilar
Sevgili aret vartanyan,
Öncelikle kalabalığın içindeki yalnızlıkta kaybolan okuyucularını bulduğun için teşekkürler.
Kırgınlıklarımız,korkularımız,hayallerimiz daha önce kimse tarafından önümüze bu kadar cesurca konulmamıştı,verdiğin cesarete hayranlıkla odaklandım diyebilirim.
Gerçekten iyidin,gerçekten sohbetine doyum olmadı.
Her seyin gönlünce ,sen ve ben kadar gerçek olması dileğiyle… başarılar…
çok güzel bi yazı olmuş hayatımda olumlu değişikliklere neden oldu ve olacagına da inanıyorum . bazı yerleri karamsarlıga neden olsa da kendimle ve çevrem ile ilgili gerçekleri görmeme yardımcı oldu. devamını bekliyoruz sevgiler
kitabınıza daha yeni başlamama rağmen biran önce size ulaşmak istedim..çünkü sizde kendimi buldum..bu hayatta insan kendi benliğine büründüğü zaman çıkmaza giriyor.olumsuz ne varsa etrafımızdaysa bizim için hayat karardı oluyor hemen.çünkü göremiyoruz.bulunduğumuz yaşamdan sıyrılıp hayatımıza dışardan bakamıyoruz. bakamıyorduk ama siz bize bunu gösterdiniz. ve sonuna kadar da haklsınz.şimdi baktığım zaman gerçkten dıyorum kı düzeltmem gereken bir sürü şey var bu hayatta.öncelikle kendı mutluluğum.yanlızm sanıyordum ama siz bana kendı aynamı tutunuz.beni anlayan birisinin olmasına ınanın çok sevindim. herşey için , bize kazandırdıklarınız için çok teşekkür ederim. umarım sen ve ben in devamı gelir.
Kimliğimi bulmama bir parça da olsa yardımcı oldun. Çok teşekkür ederim sana… Sen ve Ben’in devamını dört gözle bekliyorum.
Mükemmel bir kitap olmuş, Lütfen devamını getir.
Selam ve saygılar…
> Zümrüt Gamze ERCİN <
Kitabı yeni okumaya başladım bitirmeyi ise düşünmüyorum.Bitirsem tekrar yalnızlığıma döneceğim .Tekrar ben olcak ve ’sen’ hayatıma girdiği gibi ucup gidecek.
Belkide onun için buraya yazma gereği duydum sen i kaybetmemek ve ’siz’e ulaşmak için…
Hayatımda bazı şeyleri değiştirdim ama yine aynı bir süre sonra yaptığın değişiklerde doğallaşıyor.Yeni bir tat arıyorum!!! bence her insan hayatın gurmesidir ve bütün gurmeler yeni tatlara muhtaçtır..
Teşekkürlerr
ben daha kitabınızın 63. sayfasındayım ve burada çoğu şeyde kendimi buldum.ben ankarada oturuyorum yüzyüze olmasa da internet üzerinden sizinle konuşmak isterim bende tüm çıplaklığımla sizinle konuşcam ama bunların sadece ikimizin arasında kalmsını istiyorum ne bi kitapta ne de başka bi yerde karşıma çıksın istemiyorum ben size bunu anlatıp bana bi yol göstermenizi isticem çünkü artık önümü göremiyorum nereye gidiyorum bilmiyorumm.iyice kendimden sapmaya uzaklaşmaya başladım ve bazı şeyleri sizinle konuşursam-şimdiye kadar kimseyle konuşmadım bunları-kendimi bulcağıma inanıyorum.bu yüzden sizden bunlarında aramızda kalması için iyi bir söz ve mail adresi istiyorum.umarım mailimi dikkate alırsınız.SEVGİLERİMLE…
uzun zamandır gerçekten beğenebileceğim bir kitap arıyordum.. ve her zamanki gibi bir kitapçıya girdim ve “Sen ve Ben” de de dediği gibi…bu kitapla karşılaşmam bir tesadüf değildi… aldım… sayfaların her satırında kendimi buldum… maskemi çıkardım… çok farklı hissediyorum şimdi… kendimi buldum. ben oldum…
bitmesini hiç istemememe rağmen kitabı bitirdim.. “ben” şimdi yalnız.. kitaptaki her satır aklında… ama “sen” bir daha gelinceye kadar bekleyecek ve hep aynı kalacak…
kısa sürse bile yanımda olduğunuz her an için çok teşekkürler…
çıkacak olan kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum…
Çok kitap okudum ama böylesi yalın, formülsüz, okumak değilde sohbet etmek kadar enfes ve iddiasız bir kitap okumadım! İnsanların içindeki boşlukları benliğinin isteklerini yerine getirmeden dolduramayacağı ve insanın kedini yaşamasının ne kadar özel ve güzel olabileceği ancak bu kadar güzel anlatılabilir! Daha iyi bakış, düşünce ve eylemlerle dünya barışına katkıda bulumayı istiyorum, diliyorum herkezden. Aynı senin gibi. Eline yüreğine sağlık ARET VARTANYAN.
Sayın Aret Vartanyan size kısaca dostum diyebilirmiyim? Ne güzel anlatmışsınız içinizdeki beni.Benim duygularımı,aşkımı,yanlızlığımı,sevgiye bakışımı,özlemimi ne güzel anlatmışsınız beni.Eşim,ailem,arkadaşlarım bilmezken duygularımı siz nasıl anlattınız içimdeki beni.Sizinle sohetimizde karşılıklı paylaştık çoğu şeyi.Kızım”anne hep yakınırdın ben herkesi dinliyorum ama kimse duygularımla ilgilenmiyor kimse beni anlamıyor diye bak şimdi elindeki kitapla konuşuyorsun seni anlayacak ve dertleşeceğin biri çıktı”ben sizinle konuştum hemde yüksek sesle.Bir duygu durumu rahatsızlığı tedavisi gören biri olarak.Sizden ayrılmamak için kitabı tekrar tekrar okudum.Çünkü bana inanılması zor ama gerçek bir dostun verebileceği samimiyeti verdiniz.Kitabım bittiğinde ona sarıldım gitmesini istememişcesine.Belki biryerlerde,bir imza gününde,beyoğlunda,belki nevizade’de,belkiçukurcumadaki antikacıda eğer karşılaşırsak birgün tanışmak isterim samimi dostumla.Bana yürektn yardımcı oldunuz.Sizi tanıdığım için çok ama çok mutluyum.Benim yaşama sevincim,mutluluğum,hüznüm,sevgim kısacası ben olup beni anlayabildiğiniz için teşekkür ediyorum.
firuz arkadaşım tam anlamıyla sana katılıyorum.bende herşeyi değiştiriyorum bir bakıyorum ki hayat yine aynı yine aynı şeylerden şikayetçiyim.gittiğim bir psikolog bana en son ne zaman kendine vakit ayırıp mutlu oldun dediğinde bir gün öncesinde izmirde avm de oturup bir kahve içtim ve ağladım ağladım ama mutluluktan oldu cevabım. kendime yarım saat vakit ayırdığım için dedim.şimdi bu kitabı okuduğum her dakika kendime ayırdığım her saniye beni mutlu ediyor.Aret bey demiştim sizi okudukça yazacağım diye umarım siz sıkılmazsınız benim yazılarımdan yorumlarımdan.Sen ve Ben de olduğu gibi bu yazınızda da verdiğiniz mesajlar çok etkileyici ve düşündürücü tekrardan emeğinize ve yüreğinize sağlık.birşey sorucam ben ara ara günlük tutarım sizin anlatımınızda olduğu gibi ya çok üzücü birşey yaşamışımdır elime günlüğüm gelir ya da çok mutlu olmuşumdur sadece günlüğüme yazarım.Bu durum sizde nasıl siz hangi zamanınızda yazıyorsunuz?bazen kızarım kendime ara ara ağlamak istediğim zamanlar olur açarım günlüğümü okurken ağlarım sonrada yazmıcam bir daha derim aslında yaşadığım üzüntüyü unutmam ama o an ne yaptığımı merak ederim ve okurum zaman geçip aynı şeyi yaşadığımı görünce arada farklılıklar oluyor tabii ki o hırçınlığım o isyanım yaş geçtikçe yerini sadece gözyaşına bırakıyor bir nevi içine atmak oluyor tabii ki.bitmiştir artık kırıp dökmeler herşey yüreğimde kırılır tamiri mümkün olmayan yerde işte burada kendim olmuyorum olabilsem rahatlayacağım.daha fazla uzatmayım diyorum ama sonu gelmiyor işte.ama yazmayı bırakıyorum.
yazılarınızı sabırsızlıkla bekleyeceğim paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim.
gerçkten de çok güseL.. insanın hayatını anlatan, okudukça okuyası gelen hiçbir zmn bırakmak da istemeyen bi anlatım … =) bizimle paylaştıınız için teşkkür ederiz =)
gerçekten de harika.. öyle bir anlatımınız var ki insanı dinlendiriyor.. rahatlık & huzur veriyor.. normalde her yazarın anlatımını beenmediim gibisizin anlatımınızı çok begendim.. bizimle paylaştııınz için teşkkür ederiz =) saygılarla..
Sevgili Aret ben henüz 16 yaşındayım kitabını yeni keşfettim ve bitrdim.İçinde sanki beni anlatıyor.Yaşamıma gelince, ben senn kadar cesaretli değilim.belki de ilerde öğrenicem cesaretli olmayı.Bana bir şekilde ulaşmanı rica etsem, çünkü seninle sohbet etmeyi çok istiyorum…
Sen ve Ben adlı kitabınız geçen gün bir arkadaşımın elindeydi,aldım ilk sayfasına göz attım. Cümlelerinizde beni kitabınıza çeken birşeyler oldu. Arkadaşım okuduktan sonra kitabı almak için söz aldım. Fakat arkadaşım beğenmemiş kitabınızı, ’sen okumazsan ben okurum’ diye aldım elime,başladım okumaya. Kitabınıza hala devam ediyorum. Bitirdiğimde birgün tekrar başlayacagım zaman yazdıklarınıza farklı anlamlar yükleyebiliceğim. Çünkü kitabınız okuyucuya her okuyuşta farklı anlamlar yükletebilir. Okuduğumda kendimi bulduğum, kafamdaki sorulara az çok cevap bulduğum bazen ise ortak noktalarda birleştiğimizi gördüğüm güzel ötesi bir eser. İsminizi ilk defa bu kitapta görmüş bir okuyucu olarak yazmış olduğunuz daha nice eserlerinizi takip edeceğimden emin olabilirsiniz. Yukarıdaki arkadaşlarımın yaptığını yapmadan, klişeleşmeden sözlerime son veriyorum. Sizinle tanışma fırsatımız olsaydı birbirimize ne kadar yakın duygular içerisinde olduğumuzu anlayabilirdiniz. Sizi seviyorum, bana cevap vermenizi istiyorum. (:
Sevgili arkadaşım
bu mektubum belki çok uzun olucak belki çok kısa.hangi benle tanıştırsam seni?kendimle kaldığımda dahice çözümler buluyorum kendime dair hayatıma dair.bŞKlRININ HAYATLARINA ETKİLİ ÇÖZÜMLER BULACAK kadar.gel görki kendi hayatımda acemice çuvalıyorum.Senin dedin gibi çok korkuyorum kırılmakttan,haksızlığa uğramakttan,pes etmektten..Oysa ben defalarca düdüm,defalarca kırıldım,kaybettim,düşdüm,kalkttım.Arkadaşlarım hacı yatmaz gibisin der bana.Toplum tarafından onaylanmayan biriyim.Düşüyorum kalkıyorum,yaralanıyorıum kimseye kızmıorum düştüğümde.Ama bana kızıyolar ,düşmelerin bedelini ödeyende benim kızılanda.Eleştirilende,yargılananda kabullenilmeyende….
Kitabını geçen bitirdim ,bugün tekrar başladım sana yazarken biyerleri kaçırmıyım die satır satır cvp yazssam bi kitapda benden çıkar.17aylık bebekteki suçluluğun ciğerimi şişirdi çünkü bende o suçlulardanım..kitabında tanrıyla dostluk,tanrıyla sohbetteki tarzı gördüm.Bende gençlimde çok konuşurdum onla kavga ederdim hatta daha ileri giderdim.Dini inancım yok hatta nefret ediorum bütün bu kavgaları,savaşları,ayrımcılığı yaratanın din olduna inanıyorum.Kapitalizmin sözlüğü kılavuzu bence din…..Belki çok ileri gidiorum ama ben hep buna şahit oldum.Bunu deneyimledim öyle şeylere şahit oldumki bu konuda….
ya ben sana burdan yazmak istemiorum..başbaşa konuşmalayım senle.bu yazıyı başttan itibaren tekrar yazıcam sana tekrar yazıcam sana ulaşıncaya kadar
ıNsanı DuyguLarın ßırLık ßeraberLıgın SemboLızesi Sen GuzeL YurekLi Vede Yaratıcı ıfadeLerLe AydınLatan ıNsan GoNuLDen SeLam oLsun SeLamLarın KeLamLarLa DoLsun Yureğimden Yuregıne uGurLar oLsun ßa$arıLar …!!!
kitabın arkasını okuduğumda tam benlik dedim..aldim..ve anladim ki benimle ayni duyguları paylasan bir insan var karsimda..benden daha büyük daha tecrübeli ama aynı şeyler..sonra anladım ki hepimiz içimizde gittikçe çürüyen,yok olan ”ben”i arıyoruz..onu çürümekten kurtarmama yardim ettiğin için tesekkurler..
Selam dostum sadece içimden sana dostum demek geldi.O kadar şanslısınk yazma yeteneğinin olması sebebi ile.Duygularım senle o kaar aynı ki .Şekillendirilmiş benliklerimiz zorla giydirilmiş maskelerimiz içinde o kadar bizden uzağız ki.Ve içimde kaybettiğim beni galiba senin satırlarında tekrar yakaladım.Bu nedenle sana teşekkür ediyorum.Ayrıca sayende tekrar yazabiliyorum hergün maskeli hülya ile beni harflerde buluşturuyorum.Bu hergün kendime dönmelerim öbür hülya ile girdiğim bu çatışmada bana zafer getirecek galiba.Ve sadece özümle olacak yapmak istemediğim hiçbirşeyi yapmayacağım.Bu nedenle acil yine bana yazmanı istiyorum.Çünkü artık ben sana hep yazacağım ister oku ister okuma. yazacağım.:)
merhabalar sizi yeni tanıdım, tesadüflere inanmadıgım halde tesadüfen 2. sınıf bir kitapçının yeni gelmiş kitaplarına bakarken karşılaştım sizinle.. dikkatimi çekti yazdıklarınız aldım okudum özümsedim ve anlama evresinide bitirdim.. hayata, ilişkilere, cinsellige, sevigiye, aşka… vs herşeyden muhabbet ettik ve muhabbetten çok zevk aldıgımı söylemek için yazdım bunu.. gerçekten çok tşk ederim..
Günaydın Aret:)) Zor bir sabah yine ve senin yazınla içim ısındı,sanki güç geldi yalnız değilim hissi..Teşekkürler ellrine,yüreğine sağlık..Su perinle mutluluklar…Ne güzel anlatmışsın …Artık beni biliyorsun ,içimden geçenleri anlatabiliyormuyum hayır belki bir noktasına parmak basıyorum..Sen anlatıyorsun çoğunu zaten.Maskelerden bıktım,insanların maskelerine rağmen gerçek yüzlerini görmekten sıkıldım:(( Ama merak etme ben yine de inatla inatla hayata asılıyorum.Anneciğine saygılar …
Aret harikasın.Kitap okurken sanki bir dostumla beraber sohbet ediyorum hissine kapılıyorum.Hayata dair kısa cümleler kurabilmek ve de bazen dil darbelerinin yüreklerde bıraktığı izleri anlatabilmek herkesin yapabileceği bir şey olmasa gerek…Seni canı gönülden tebrik ederim ve başarılarının devamını dilerim.Senin için değil tabiki başarıların sayesinde bizde senden nasibimizi alıyoruz o nedenle yani:)))
merhaba,kitabınızı okudum hatta bir arkadaşıma doğum günü hediyesi olarak aldım.o çok sevdi ve hemen arkasından bende okudum kendimi buldum anlatamadığım kendimi buldum.ne çok isterdim sizin gibi yazmayı sizin gibi duygularımı ifade edebilmeyi belki de ozaman sevgilim beni terk etmezdi daha çok yeni dün terketti beni ona duygularımı ifade edemedim içimdeki sevgiyi ona anlatamadım ona aşık olduğumu söyleyemedim çok acı çok çaresizim bana yardım et lütfennn!!! biriyle konuşmaya ihtiyacım var
(
gercekten cok tesekkür ediorum aret abicim sayende yazdığın her satırda yalnız olmadığımı nasıl yaşamam gerektiğini öğrendim
iyki warsın!
evet, arıyoruz…farkında olanlar var bir de olmayanlar…önemi yok. sen bu isen ne kadar güzelsin.
merhaba sizden facebook gelen msj lar dikkatimi çekti ve araştırdım bu yazılan güzel yazılarınızı ve yorumlarınızı okudum tebriklerrrrrrr…sen ve ben kitabınızı hatta bana imzalayarak gönderirseniz yada hediye ederseniz çok tşk ederim msn me cavap yazarsanız adresimi bildireceğim
en kotu karar kararsizliktan iyidir diye bana verdiginiz tavsiye hayatimi degistirdi-tesekkur ederim…
yazdıkların o kadar içten ve samimi ki ,hayattan umudumu kestiğim noktada buldum seni.ben gibi düşünen bir kişi daha neden yok.bende mi hata diye umutsuzca düşünürken ,kendimi nuldum sende ve sana hayranlığımı nasıl dile getireceğimi bilemiyorum.kitabın, yazdıkların ,hayata bakış açın beni gerçekten büyüledi.sen gibi insanlar var demekki yeryüzünde.yaşama sevincim oldun inanki.kitabındaki her satırda yanında olma arzusu , sana sen gibi düşünen birine dokunabilme isteği ,gerçekliğini hissetmek isteği büyüdü içimde.o kadar iyi tanıyorsun ki beni sanki bensin benden de yakın birisin.olamaz böyle bir yazar,böyle bir insan.kitabını okurken hiç bitmesin istedim elimden bırakamadım tek tutar dalımdı sanki.yüreğine kalem tutan ellerine sağlık.ne diyeceğimi bilemiyorum .sadece beni senden mahrum etme ,yanımdan ayrılma lütfen.
Aret abimi desem amcami beymi bilemiyorm ama sizi kendime cok yakin hissediyorm bu yuzden Aret abi en iyisi olcak.kitabinizi okudugumdan beri bi cok seye farklı bakar oldum en onemlisi hic birseyi yapmak zorunda olmadigimi anladim.her insanin hayatinda bi dönüm noktasi olur ya o nokta ’sen ve ben’ in son sayfasinda basladi bende. hersey icin cok tesekkurler…
merhaba sen ve ben kitabını okudum ve çok etkilendimm sankii seni yıllardır tanıyoumm sırdaşımmışsın gibi yakın geldin bana ben kendi adımaa bu kitap için sevecen ve içtenn tavırların için binlerce kezz teşekkür ederimm iyiki varsınn inş birgün seni tanıma imkanım olurr çok isterimm hoşçakal inşallah okursun
yağmurlu bi bodrum gününde kendime bi hediye aldım..Bir Nefes İstanbul..senin kitabın olduğu için değil İstanbulumla ilgili olduğu için seçtim..şöyle bi gözatıp gecenin ilerleyen saatlerinde buluşmak üzere bakışıyoruz kendisinle..nedendir bilmem yazarını araştırdım,bi kaç yazısını okudum,şahane değil şimdilik düşüncem ama sanırım yolumuz çakıştı..
bu siteye daha önce de girdim ve düşüncelerimi paylaştım.Seminere katılmak istedim ama ben antalyadayım.burda olursa seve seve gelirim.sen ve beni okuduktan sonra hep gercekleştiremediğim ne kadar çok şey olduğunu bir kere daha bana gösterdin.ben hep başkaları için yaşadım denebilir şu ana kadar.ama bi türlü beni göstremedim kimseye kendime de.aldığım kararları hayata geçireyim derken çok büyük hatalar yaptım sevgimi verdim ama karşılık alamadım beni seveni ise sevvemedim ondan faydalandım yaşamımı değiştirmek için. bazen bakıyorum da kendime çok kalın surları olan bir kaleye kapatmışım kendimi çıkmak istesemde çıkamıyorum bir kere daha düşmekten kazık yemekten kullanılmaktan…kimseye güvenim kalmadı koca dünyada bir başımayım …kitabı okuduğumda sanki beni anlatıyordun ve beni çok etkiledi.tam kararlarımı hayata gecirmeye çalıştığım zamanda bana yardımcı oldun ilk adımımı attım ama gercekleştirmeye korkuyorum aşkım için aklıma ne geliyorsa yaptım ama dibe vurdum.kendimi yine kapattım tam bir aptal aşık oldum.bütün gün amaçsız kitap okuyor uyukluyor rutin işlerimi yapıp günün bitmesini bekliyorum tam şahlanıp tamam artık dediğimde duvara tosluyorum her defasında kendimi o kadar cok yıprattım ki tam 11 kilo verdim 2 ayda.artık toparlıyorum kendimi sevgimi kendime sakladım ayaklarımın üstünde durmak için kurslara başladım ve sonra işe gireceğim kendi hayatımı kurak için zor olacak ama yapmalıyım artık kendim olmalıyım yine o eskide olduğu gibi sevgi dolu kaçık kız olmalıyım. sana teşekkür ediyorum canım sıkkın oldugunda senin sitene girip yazılarını okumak beni kendime getiriyor.seni tanımıyorum ama ortak noktamız çok hayata dair.aynı yaslardayız ama ben yerimde sayıyorum sen kendine cok güveniyorsun beni kendime getirdiğin için sana binlerce teşekkür ederim iyi ki varsın iyi ki seninle kitap aracılığı ile bile olsa tanıdığım için çok mutluyum. yolumuz bir gün birleşirse görüşmek dieği ile…
merhaba. her hafta oldugu gibi kitap evine girdim elime gelen bütün kitaplara baktım sizin kitabınız elime geçti ve okumaya başladım arka kapak almamdaki en büyük etkendi sonra okumaya başladım 1 2 3 4 derken ayaka üstü 15. sayfaya gelmişim bile:) almaya karar verdim inanın çok begendim arada bir tekrar tekrar okuyorum desem inanırmısınız? tebrikler çok samimi bir kitap başarılarınızın devamını diliyorum en kısa zamanda yeni kitabınızı bekliyorum:) çok bekletmemeniz dileğiyle hoşcakalın…
Sevgili Aret seni ne yazık ki bir kaç saat önce tanıdım. Şimdi kendimi o kadar mutlu hissediyorum ki anlatamam. Söylediğiniz her kelimede kendimi gördüm. Kendimi tanıdım ve kendim gibi oldum. Bunun daha ötesi yok. Hayallerimi gerçekletieme zamanı bu gün mü belkide. İşte tamda şu an burda bu masada ve seninle.
Çok teşekkür ediyorum bana 1 saat içinde kattıklarından dolayı.